Deprecated: Elementor\Scheme_Typography is deprecated since version 2.8.0! Use Elementor\Core\Schemes\Typography instead. in /home/goldensc/public_html/ramazanaltinok.com/wp-includes/functions.php on line 5051
Nostalgia

Isparta Müftülüğünü Ziyaret

June 21, 2016.

 

Benimle irtibatlı olan İl Müftülüğü yöneticileriyle tanışmak ve sorunlarını müzakere etmek üzere bu gün saat 14’te müftülükteydim.

Müftülük Binası

Müftülük binası benimle yaşıt. 1960’lı yıllarda Diyanet vakfı tarafından inşa edilmiş, bu gün şehrin göbeğinde kalmış üç katlı bir bina. Binanın en üst katı lojman olarak kullanılıyor, alt katları ise idare bina. Ancak, idari bina olarak ayrıca iplikçi camiinin zemin katı da hizmet veriyor. Müftülük binası Valilik binasına 50-100 metre civarında. Ayrıca giriş katında Diyanet Vakfına ait bir kitap satış bölümü bulunuyor.

Organizasyon

Daha önceki görevlerimde hiç müftülük teşkilatına bakmamıştım. Bir başka vesileyle de müftülük teşkilatı ziyareti fırsatım olmamıştı. Zaten 14 sene sonra Mülki İdare’ye dönüş sonrası pek çok mevzuat da değişmiş olmalı. Şu andaki uygulamada, İl Müftüsü, Müftü Yardımcıları ve Şube Müdürlerinden oluşan bir şema var.

Müftü yardımcısı Isparta’da bir tane ama ilin büyüklüğüne göre bu sayı değişebiliyor. Şube müdürlükleri ise;

· Hac ve Umre Hizmetleri Şube Müdürlüğü,

· Din Eğitimi Hizmetleri Şube Müdürlüğü

· Din Hizmetleri Şube Müdürlüğü

· İnsan Kaynakları Şube Müdürlüğü şeklinde.

İdari Mali hizmetler müdürlüğü ayrı bir teşkilat olarak yapılandırılmak suretiyle, ancak büyükşehirlerde İnsan kaynakları şube müdürlüğü iki ayrı şube olarak görev yapabiliyor.

Müftülük Hizmetlerinde Karşılaşılan Sorunlar

Isparta ilinde 100 civarında münhal cami var. Yani hocası bulunmayan camii. Bunun sebebi ise Türkiye’de genel uygulama olan cami yanında lojman yaptırılması geleneğinin olmayışı. Halk imamlara cami yaptırma konusunda istekli değil, nasıl olsa maaş alıyorlar kendileri kirada otursun deniyor. Böyle olunca da ancak Ispartalı olan veya Ispartalıya damat olan imamların tercih edebildiği bir il haline dönüşüyor. Bu durumda teşebbüs edilmesine rağmen pek çok vasıflı personel ispartaya gelmeye çekiniyor. Mevcut olanlar da daha iyi imkanı olan yerlere gitmeye meyilli görünüyor.

Aslında bu durum Isparta’nın genel sorunu. Yüksek öğrenci nüfusunu karşılayacak yeterince konut üretilemediği için ev fiyatları Türkiye’nin en pahalı şehirlerinden birisi olmuş. Ispartalı yatırımcılar için mevcut bir daireyi ikiye bölüp apart otel şeklinde öğrenciye iki katına kiraya vermek cazip seçeneklerden birisi olmuş. En son gazetelerde çıkan bir haber zaten vahameti ortaya koyuyor.

Müftülük Binası

Müftülük binası benimle yaşıt.müftülük binası 1985 yılında 25.000.000 tl karşılığındaYılmaz Nalça’dan Türkiye Diyanet Vakfı tarafından satın alınmışBu gün şehrin göbeğinde kalmış üç katlı bir bina. Binanın en üst katı lojman olarak kullanılıyor, alt katları ise idare bina. Ancak, idari bina olarak ayrıca iplikçi camiinin zemin katı da hizmet veriyor. Müftülük binası Valilik binasına 50-100 metre civarında. Ayrıca giriş katında Diyanet Vakfına ait bir kitap satış bölümü bulunuyor.

Organizasyon

Daha önceki görevlerimde hiç müftülük teşkilatına bakmamıştım. Bir başka vesileyle de müftülük teşkilatı ziyareti fırsatım olmamıştı. Zaten 14 sene sonra Mülki İdare’ye dönüş sonrası pek çok mevzuat da değişmiş olmalı. Şu andaki uygulamada, İl Müftüsü, Müftü Yardımcıları ve Şube Müdürlerinden oluşan bir şema var.

İki müftü yardımcısı Veli Bilgiç emekli oldmuş, Dr.M.Mahfuz Ata Mehmet Akif Üniversitesi Öğretim görevlisi olarak geçiş yaptığından şu anda müftü yardımcısı kadroları münhal durumda.

Müftü yardımcısı Isparta’da bir tane ama ilin büyüklüğüne göre bu sayı değişebiliyor. Şube müdürlükleri ise;

Hac ve Umre Hizmetleri Şube Müdürlüğü,

Din Hizmetleri ve Eğitimi Şube Müdürlüğü

Personel İdari  ve Mali İşler  Şube Müdürlüğü şeklinde.

Ancak, İdari Mali hizmetler müdürlüğü ayrı bir teşkilat olarak yapılandırılmak suretiyle, büyükşehirlerde İnsan kaynakları şube müdürlüğü iki ayrı şube olarak görev yapabiliyor.

Müftülük Hizmetlerinde Karşılaşılan Sorunlar

Isparta ilinde 100 civarında münhal cami var. Yani hocası bulunmayan camii. Bunun sebebi ise Türkiye’de genel uygulama olan cami yanında lojman yaptırılması geleneğinin olmayışı. Halk imamlara cami yaptırma konusunda istekli değil, nasıl olsa maaş alıyorlar kendileri kirada otursun deniyor. Böyle olunca da ancak Ispartalı olan veya Ispartalıya damat olan imamların tercih edebildiği bir il haline dönüşüyor. Bu durumda teşebbüs edilmesine rağmen pek çok vasıflı personel ispartaya gelmeye çekiniyor. Mevcut olanlar da daha iyi imkanı olan yerlere gitmeye meyilli görünüyor. 

Aslında bu durum Isparta’nın genel sorunu. Üniversite öğrencilerinin konaklama ihtiyaçlarını karşılayacak yeterince konut üretilemediği için ev fiyatları Türkiye’nin en pahalı şehirlerinden birisi olmuş. Ispartalı yatırımcılar için mevcut bir daireyi ikiye bölüp apart otel şeklinde öğrenciye iki katına kiraya vermek cazip seçeneklerden birisi olmuş. En son gazetelerde çıkan bir haber zaten vahameti ortaya koyuyor.

Hac Kotası Sorunu

Isparta’dan 15.000 kişi hac için kayıt yaptırmış, ancak bu yıl ile tahsis edilen kota 500’den ibaret. Bu da yeni kayıt olmazsa İspartalı hacıların 30 sene içinde ancak bu kutsi görevlerini yapabileceğini gösteriyor. Bu arada kotanın il nüfusuna göre değil, mevcut başvuruların sayısına göre oranlandığını öğreniyorum. Yani hac başvurusu çok az olan bir ile giderek başvuru yapmak mantıklı değil. Tabii adil bir uygulama olmuş. Umreye ise yılda 1500 kişi civarında talep oluyor.

Ramazan İftarları

Isparta’da ve ilçelerinde belediyelerin toplu iftar uygulama geleneği bulunmuyor. Ancak, bazı vakıflar bu işi yapıyor. Ayrıca Mimar Sinan camisinde imam organizasyonunda bir havuz oluşturulmuş,  isteyen hayırsever vatandaş kişi başına 6 Tl olarak belirlenen tarife üzerinden istediği kadar kişiye iftar verebiliyor.

Fetva Talepleri

Müftülük bünyesinde bayan Vaizelerden oluşan bir grup bayanların ve yine erkek görevlilerden oluşan bir başka grup mesai saatleri dahilinde vatandaşlardan gelen dini soru ve müşküllere cevap verebiliyor. Anında cevap verilemeyen durumlarda ise ilgiliye telefonla dönüş yapılıyor.

Fahri İmam, Fahri Öğretici

Boş camilere doğrudan imam görevlendirmesi yapılamıyor. Ancak kadrolu ataması yapılmış olan cami görevlisi eğer yurt dışına veya askere gitti ise bu camilere vekil imam ataması yapılıyor. Her ne kadar halk arasında fahri imam, fahri öğretici gibi ibareler kullanılıyorsa da gerçekte “fahri” olarak görev yapan imam ve öğretici hemen hemen yok. Müftü beyin hatıralarından sadece Konya’da bir emekli imamın tamamen karşılıksız olarak hizmet için müftülüğe başvurduğunu anlıyoruz. Bunun dışında fahri imam denilen kişilere de mevcut maaşın belli bir oranı ödeniyor. Fahri kuran kursu öğreticileri de “maaş” adı altında ücret almasalar da ders ücreti alıyorlar.  Bunun dışında hakikaten fahri olarak devlet camilerinde görev alanlar nadirattan bulunuyor. Sohbette ismi zikredilen bir köyde 4 tane emekli imam olmasına rağmen, münhal kadrolu camide Ramazanda namaz kıldırmaya talipli çıkmıyor. Müftü bey, İş kurumundan temizlik işçisi olarak teşkilatta görev yapan İmam hatip mezunu birisini camide ramazan boyunca çalışmaya ikna ediyor, ancak kendisine köydeki lojman ve imkanlar açılmadığı için o’da görevden affını istiyor.

Mollalar

Yine müftülük personeliyle yaptığımız sohbette özellikle Doğuda var olan “molla” geleneğinin bugünkü yapısı, mollaların eğitimi, halk arasındaki itibarı, etkinliği gibi konuları ele alıyoruz. Klasik medrese geleneğinin Doğu vilayetleri yanında Trabzon ve Rize’de de yaygın olduğu, buradan mezun olanların çoğunun lise mezunu bile olmadığı ancak, içlerinden bazı kabiliyetli kişilerin aynı zamanda ilahiyat mezunu olarak  kariyerlerini devam ettirdiği, bunların üniversite ve diyanet camiasında üst görevlere yükseldiğini öğreniyoruz.

Diyanet Yayınları

Müftülüğü ziyaretin akabinde alt katta bulunan Diyanet Vakfı yayınları satış birimini ziyaret ediyoruz.

Diyanet vakfı bünyesinde oluşturulan kitap satış bürosunda müftülük elemanları görev yapıyor, ancak yeni trend Vakfın kendi elemanlarını istihdam etmesi, vakıf tüzüğüne göre Müftü aynı zamanda vakıf başkanı olarak görev yapıyor. Vakfın yeni yayınlarında, özellikle genç nüfus ve çocuklara yönelik bir portföy oluşturduğu anlaşılıyor,  sıkıcı kalın kitaplar yerine rahat okunabilecek karikatür ve animasyon tekniklerinin kullanıldığı küçük kitaplardan oluşan bir modele geçilmiş. Ancak henüz elektronik ürünler (CD ve multimedya ) yaygın değil. Kuran öğretimine yönelik bir CD olduğu söylendi. Öte yandan yabancı dilde kitaplar ise daha çok Antalya, Muğla gibi turistik illerde satışa sunuluyor. Yeni çıkan yayınlardan, Riyazüs Salihin’in yeniden tercüme edilip lüks kağıda üç cilt baskısı, İslamafobia ile ilgili bir kitabın tercümesi ve Risale-i Nurlardan Mektubat, Sözler kitabının Vakıf tarafından, İşarat ül İcaz,  Mesnevi-i Nuriye kitabının ise Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlandığını görüyoruz.

Diyanet İşleri Başkanlığı ve Diyanet Vakfının ayrı ayrı yayın evleri bulunuyor. Diyanetin  bir aylık dergisi (306. sayısı yayınlanmış durumda), bunun eki olan bir Aile dergisi, ve aylık bir haber bülteni yayımlanıyor. Diyanet vakfının ise “iyilik” isimli iki ayda çıkan bir dergisi var ve şu anda 121. sayısı yayında.  Yayın evinin ilçelerde şubesi bulunmuyor, ancak müftülükler aracılığıyla talep olduğunda ilden kitap gönderilebiliyor.

Yaklaşık bir buçuk saat süren Isparta’da ki ilk kurum ziyaretimizden sonra Müftülük çalışanlarına saat 15:30 civarında veda ederek ayrılıyoruz.

Ziyaret ile  ilgili fotoğraflar:

ANEKDOT:

Müftü beyin ilk görev yaptığı yerlerden birisi Adilcevaz. Burada vaiz olarak görev yaparken,  ilçede mollaların hatim karşılığında ücret aldıklarını, ayrıca vatandaşın zekat ve fitrelerini de bu mollalara verdiğini gözlemler.

İslama göre Kuran okuma karşılığı para almanın caiz olmadığını ilçenin merkez camisinde uzun uzun izah eder.

Namaz sonrası etrafını saran 5-6 sakallı ve sarıklı molla:

-Hocam, sen bu ilçeden gitsen iyi olur

derler. Zira mevcut bir ekonomik ilişkiler sistemine müdahale söz konusudur.

Vaiz bey de, “Tamam, Kaymakama gidin beni şikayet edin, beni buradan alsınlar” der. Zaten Adilcevaz İran sınırında ücra ilçelerden birisidir.

Ertesi gün Vaiz beyi kaymakamlıktan çağırırlar. İçeri girdiğinde 5-6 molla grubunun içerde ayakta beklediklerini görür.

Kaymakam Bey:

Vaiz bey, anlatılanlar doğru mu? diye sorar.

Vaiz Bey:

Evet efendim, Kuranı ücretle okumanın islami olmadığını, ayetler okuyarak izah eder.

Bunun üzerine kaymakam bey, Müftü beyi kucaklayarak alnında öper ve Mollalara da bir daha müftü bey hakkında tezvirat yapmaması hususunda uyarır ve ısrar ederlerse il idaresi kanununa göre onları ilçe dışına sürdüreceğini söyler.

 

 

Show More

Related Articles

Back to top button