Deprecated: Elementor\Scheme_Typography is deprecated since version 2.8.0! Use Elementor\Core\Schemes\Typography instead. in /home/goldensc/public_html/ramazanaltinok.com/wp-includes/functions.php on line 5273

Deprecated: Elementor\Scheme_Color is deprecated since version 2.8.0! Use Elementor\Core\Schemes\Color instead. in /home/goldensc/public_html/ramazanaltinok.com/wp-includes/functions.php on line 5273

NİSA SURESİ

NİSA SURESİ

Kuran-ı Kerimde emredilen ahlaki ilekler niteliğindeki ayetler üzerine mütevazi bir çalışma..

Nisa Suresi: 54. Hased

٥٤﴾ اَمْ يَحْسُدُونَ النَّاسَ عَلٰى مَٓا تٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۚ فَقَدْ اٰتَيْنَٓا اٰلَ اِبْرٰه۪يمَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَاٰتَيْنَاهُمْ مُلْكاً عَظ۪يماً

  ﴾54﴿ Yoksa onlar, Allah’ın lutfundan verdiği şeylerden dolayı insanlara haset mi ediyorlar? Oysa İbrâhim soyuna da kitabı ve hikmeti verdik ve onlara büyük bir hükümranlık bahşettik.

Nisa Suresi: 54. Hased 62-63 Muhalefet adabı

 

﴿٦٢﴾ فَكَيْفَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُص۪يبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ ثُمَّ جَٓاؤُ۫كَ يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ اِنْ اَرَدْنَٓا اِلَّٓا اِحْسَاناً وَتَوْف۪يقاً 

 ﴿٦٣﴾ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ يَعْلَمُ اللّٰهُ مَا ف۪ي قُلُوبِهِمْ فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَعِظْهُمْ وَقُلْ لَهُمْ ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ قَوْلاً بَل۪يغاً

62﴿ Öyleyse nasıl olur da önceden yapıp ettikleri yüzünden başlarına bir felâket gelince hemen “Biz yalnızca iyilik etmek ve arayı bulmak istedik” diye yemin ederek sana gelirler!

﴾63﴿ Onlar, kalplerindekini Allah’ın bildiği kimselerdir. Onlara aldırma, kendilerine öğüt ver ve onlara durumları hakkında tesirli söz söyle.tesirli söz söyle.

MESLEK HAYATI

    Sırasıyla; Sinop, İzmir ve Erdemli’de hükümet tabipliği görevlerinde bulundu. Erdemli’nin ilçe olmasıyla birlikte ilk hükümet tabibi olarak göreve başlayan Şekerci, daha sonra da vefat ettiği tarihe kadar 50 yıl boyunca burada serbest hekim olarak görev yaptı. 


eserlerİ

    Dr. Şekerci’nin en büyük eseri Yeşil Cami’de verdiği Kuran dersleridir. Yaşadığı müddetçe her Cuma günü verdiği bu vaazlar, Adana’dan Antalya’ya kadar geniş bir çevrede takipçi bulmuş, kasetleri elden ele dolaşmıştır. Kur’ani gerçekleri çekinmeden dile getirdiği için,12 Eylül döneminde ciddi takibatlara ve sıkıntılara uğramıştır. 

  Emin Şekerci’ aynı zamanda şiir türünde eserler de bırakmıştır, Şiirlerinde genellikle; Allah’a ulaşma arzusu, dostluk, hakikate yönelme, dinî ve millî duygular, Allah ve Peygamber aşkı gibi konular işlenmiştir.

Kuran Okuyan Kız Tablosu (Osman Hamdi Bey, 1880)

Hz. Muhammed (S.A.S) "Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim" buyuruyor.
İslam alimleri Kuran'ın ele aldığı konuları başlıca dört başlık altında toplar: Tevhid, Ahiret, Nübüvvet ve Adalet veya Muamelat. Bunlardan üçü doğrudan inancın ve itikadın konusu iken, sonuncusu insanların sosyolojik bir varlık olarak birbirleriyle olan ilişkilerini, hak ve sorumluluklarını düzenler.
Bu düzenleyici ilkelerden bir kısmı ilkeler şeklinde olup, müeyyidesi vicdani, içtimai veya uhrevi iken, bir kısmı ise doğrudan tahdid edilerek (had cezaları) dünyevi cezalandırmaya tabii tutulmuştur.
Bu çalışmada "güzel ahlak" diye adlandırabileceğimiz, doğrudan doğruya bireyin diğer toplum üyelerine karşı tavır ve davranışlarına kaynaklık edebilecek ilkelerden bahseden ayetleri ele alacağız.

HAKK'A YÜRÜYÜŞÜ (2004)

 Dr. Emin Şekerci, beş çocuk babasıdır. Eşini 1996 yılında kaybetti. Kendisi de Ekim 2004 tarihinde vefat  etti ve Alata Mezarlığı’na defnedildi. Allah rahmet eylesin! 

Kaynak:  Ahmet YANAR, Erdemli’li Şairler Antolojisi   

    Bugün günlerden Doktor Emin Şekerci hocanın vefatının 8. seneyi devriyesi. Baştan söylemek gerekirse onu tanımayanlar için bu yazı belki ilgi çekmeyebilir. Lakin bir kez olsun onun sohbetine katılan muayenehanesine uğrayan veya onun hakkında bir şeyler duyanlar için elbette ki Emin Şekerci ismi nerede geçerse geçsin tarif etmekte zorlanacağınız.Duygular gönül dünyanızı sarıverir. O hayatının merkezinde İslam olan sıra dışı bir tabip… Hastası ihtiyaç sahibi ise para almak bir tarafa hastasının ilacını karşılayıp cebine para koyan bir doktor… Çocukların Şeker Dedesi… Soy ismiyle müsemma… Tabir yerinde ise bir Osmanlı Beyefendisi. Rahatsızlandığınızda veya kendinizi kötü hissettiğinizde sizi Kur’anla tedavi eden kalp doktoru… Darda kaldığımızda sığınacağımız bir liman… Oturması-kalkması, insanlarla ilişkisi, hitabeti ve bunların fevkinde tepeden inmeci darbeciler karşısında yüksek sesle hakkı haykıran celadetli asil bir dava eri. 
     Hitabet dedim de… Yığınla konuşanların içinde dinlediklerimizin kulaklarımıza girmediği şimdilerde onu ne kadar da özledim. Vahiyle konuşan, Kuranla tedavi eden ve Kuranla istikamet gösteren gönül adamı. Onun dili kullanmadaki maharetini nasıl anlatabilirim ki? Konuştuklarını uzun yıllar geçse dahi aklınızda tutacak kadar sadeleştirip formülüze eden zeki bir söz ustası.
    Bu noktada bir hatıramı paylaşmak istiyorum: Erdemliden Alanya’ya tayinim çıktığı gün hayli üzülmüş bir halde iken onun dostlarından Veteriner Hekim Mehmet Yıldırımla birlikte Doktor Amcaya helallik dilemek için veda ziyaretine gitmiştim. Hiçbir şey söylemeden halimi anlamış olmalı ki bana “Dünyada hiçbir şey üzülmeye değmez. Üzüleceksen şu 3 şeye üzül:  (…….)

       

1-Ubudiyet: Kulluk görevlerimizi tam manasıyla yerine getiremiyorsak buna üzül.

2-Hüsn-ü Hatime: Bir yerden veya dünyadan ayrılırken güzel bir ayrılma ile ayrılamıyorsan bunun endişesi varsa buna ağla…
3-Necat: Ölümden sonra nasıl bir hayat bizi bekliyor? Acaba kurtulanlardan olabilecek miyiz? Bunları düşün bunlara üzül bunlara ağla…

  ”Yaşarken Ubudiyet, veda ederken Hüsn-ü Hatime ve ölümden sonra Necat… Bir cümlede hayatı, ölümü ve ölümden sonrasını formül olarak zihnime kazıdı. Onun zekiliğini anlamak için Tıp fakültesinde öğrenci iken Reis-ul Kurra Abdurrahman Gürses Hocadan hafızlığını ikmal etmesini sanırım hatırlatmam yeterli  olacaktır…  Asıl mesleği (RA) doktorluk olmasına rağmen Yeşil Camii de sabah namazları sonrasında ve Cuma vaazlarında insanlara İslam’ı anlatmış ve halktan teveccüh görmüş. Bu durum devrin zorbalarını öfkelendirmiş ve sesini kesmek için onu zorunlu sürgünlere göndermişler. O bunları hicret kabul etmiş ve vuslat gününe kadar hakikati anlatmaktan geri durmamıştı. Yaşadığı Erdemli ilçesinin yarısını satın alabilecek, biriktirecek ve toplayacak bir imkâna sahipken sürekli dağıtan “Bana dünyadan bahsetmeyin” diyecek kadar Ebuzer yolunun adamı… Ümmetin pençesinde kıvrandığı modern seküler hayatın asla semtine dahi uğramamış ve ölüme hazırlıklı bir ömür yaşamış Emin Şekerci Hocanın ağzından çok defa aşağıdaki beyitleri dinlemişimdir:  

Sanma ey hâce ki senden zer ü sim isterler,
Yevme la yenfau da kalb-i selim isterler. 
                       (Bağdatlı Ruhi)

"Ey tâcir! Mâl ve evlâdın bile fayda vermeyeceği hesap gününde, sanma ki altın ve gümüş isterler. Senden ancak kalb-i selim isterler"

   Kendi adıma onun umut, moral, sorumluluk, heyecan veren duruşuna tanık olmanın sorumluluğunu yaşıyorum. (…..)

    

   Hayrın, hasenatın ve mücadelenin bayrağını yükseklerde taşıyan bu dava adamını kaleme alma sebebim asla ve asla onu abartılı bir şekilde övmek değildir. Bunun ona ve bana zaten bir faydası dokunmayacaktır. İyilerin birer birer terk ettiği dünyamızda böylesi insanlarında var olduğunu aramızda yaşadıklarını ifade etmek ve peygamberimizin “Ölülerinizi hayırla yâd ediniz” tavsiyesine uymak istedim. Kelimenin tam manasıyla Kuranla yaşayan, hayırların peşinde koşan, insanların dertlerine çare aramayı zevk haline getiren bu dava adamının; çocuklara, gençlere hassaten Tıp öğrencilerine anlatılmasının hayırlı olacağını düşünüyorum. Neden Tıp öğrencileri derseniz erdemden uzak, kapitalist bir mantığa sahip doktorun hastayı ne olarak gördüğünü sormak  isterim. 

Şekerci Hocanın dostlarından Mustafa 
Yeşilyurt Abi bir defasında kendisine 
"Sizin gibi bir doktor büyük şehirler
varken neden küçük bir ilçe olan 
Erdemlide’siniz?" diye sorduğunda 
"Biz şöhretten kaçtık" demişti. 
Yine kendisine "Hayatınızı bir kasete 
alsak" denildiğinde "Bizim hayatımız 
Kurana hizmet etmişsek odur" olmuştu.  

    “İki günü müsavi olan aldanmıştır” Hadisini dilinden düşürmezdi. İlerlemiş yaşına ve hasta olmasına rağmen onun için hizmetten geri kalmak yoktu. Heybetli bir gencin idealizmi içinde yaşayan ve yaptıklarını asla gösterişe kaçmadan samimice yapan ve hayırda açtığı çığrı ölümünden sonra da devam ettiren bu aksiyoner adamın muhiplerinden Avukat Erkan Levent Abiden dinlediklerimi bu noktada aktarmak yerinde olacaktır. 

    “Ciddi sıkıntılar içerisinde idim. Çocukların yiyeceği dahi yoktu. Bir gün kapıda, üzerinde Erkan Levent Beye yazılı bir zarf gördüm. İçine baktığımda o zamanın en değerli para (kupürü RA) vardı. Hayret etmiştim… Bu eve taşınalı henüz bir hafta olmuş ve kimse bilmiyordu. Ertesi gün yine. Günlerce bu böyle devam etti. Bir gece saat 4’te kapının ardından dışarıya bakarken bisikletli ve sakallı bir adamın kapıya yaklaştığını gördüm. Zarfı bıraktığında kim olduğunu ve niçin bunu yaptığını sorduğumda önce söylemek istemedi. Israr edince bunu gönderenin Doktor Emin Hoca olduğunu, kazancından yoğurt parası aldıktan sonrasını ihtiyaç sahiplerine dağıttığını söyledi.”

   Tanımadığım halde bana bu yardımda bulunan bu hayır sahibinin yazıhanesine gittim kendisiyle tanıştım ve teşekkür ettim. İşlerim düzeldiğinde bana verdiklerini kendisine iade etmek istediğimde kabul etmedi. Vefatına yakın bir tarihte dağıttığını söyledi. Ben artık bazı hizmetleri yerine getiremiyorum sen yardımcı olabilir misin dediğinde sevinç içinde kabul etmiştim ve gücümün yettiği kadar devam ettiriyorum...” 

  Hülasa (RA) Emin Şekerci Hoca hoş bir seda bırakarak aramızdan ayrıldı fakat sessiz ve derinden başlattığı hayırların önü kesilmedi aksine katlayarak devam ediyor… Hayır defterini açık tutacak amelleri ifa ederek bize güzel örnek olan çocukların Şeker Dedesine, hitabetin ustasına, Kuran fedaisi Hafız Emin Şekerci Hocaya Rabbim rahmet eyleye…

 

Kaynak: Yakup ALNIAK, Facebook, 2020-05.09   

  

Devamını Oku...

Emİn Şekercİ: Hayatından Kareler

Emİn Şekercİ: Bakara Suresİ 155-157 AYETLER VE BİR Tefsİr Sunumu ÖRNEklerİ

Emin Şekerci hakkında müstakil bir çalışma daha sonra yayımlanacaktır.

Dr. Emin Şekerci Bakara Suresi Tilaveti (155-157 Ayetler) Kaynak: Youtube, Hümeyra Nazlı Tan

EMİN ŞEKERCİ'NİN ŞİİRLERİ

Emin Şekerci’nin iyi bir şair olduğunu da görmekteyiz. Şiirlerinde genellikle Allah’a ulaşma arzusu, dostluk, hakikate yönelme, dinî millî duygular, Allah ve Peygamber aşkı, konu olarak işlenmiştir. Bu şiirleri “Erdemli Şairler Antolojisi’nde” yayımlanmıştır. Aşağıda bunlardan birkaç örnek sunuyoruz.

Emİn Şekercİ'nİn Şİİrlerİnden Seçmeler

     Aşağıda sunduğumuz “Sen Öyle Bir Padişahsın” dışındaki şiirleri, Ahmet Yanar tarafından hazırlanan “Erdemli Şairleri Antolojisinde yer almaktadır. Adı geçen şiiri ise, Prof. Dr. Mustafa Şenol, Tayyar Yeşilyurt’tan temin ederek bize ulaştırmıştır. Şiiri Şekerci hocamızın  sesinden ilgili bölümden dinleyebilir ve kendi el yazısıyla yazdığı orijinal versiyonu görebilirsiniz. 

Emin Şekerci hakkında müstakil bir çalışma daha sonra yayımlanacaktır.

KENDİ EL YAZISIYLA 

(Sen Öyle Bir Padişahsın)

Emİn Şekercİ Hakkında Yorumlar

Emİn Şekercİ Hakkında Hatıralar (Yazılı)

Emİn Şekercİ Hakkında Hatıralar (Şİfahİ)

Özet :  Gençlerle ve öğrencilerle özel ilgisi,  gençler pupilla‘mızdır (gözbebeği) sözü ve Dr. Emin Şekerci’nin dava adamı yönü hakkında bir değerlendirme .

Mehmet YILDIRIM

Veteriner Hekim

Mehmet Yıldırım, Erdemli Tarım ve hayvancılık bürokrasisinde yıllardır hizmet vermesi yanında, Emin Şekerci hocamızın uzun yıllar komşuluğunu yapmış, kendisini yakından takip etmiş bir talebesidir.  Sesli mülakatlarıylı katkı yapan Mehmet Yıldırıma teşekkür ederim.   

Mustafa ŞENOL

Prof. Dr. Cildiye Uzmanı

Aslen Nevşehir’li olan Prof. Dr. Mustafa Şenol  Erdemli’yi ikinci memleketi olarak benimsemiştir. Nasıl Erdemli’li olduğu ile ilgili ilginç hikaye blog sayfasında yer almaktadır. Çalışmanın görsellerinin temininde katkılarından dolayı kendisine teşekkür ederim.   

 

Ahmet KARA

Lise Öğretmeni

Araştırmacı ve NLP uzmanı Ahmet Kara, Erdemli’nin yetiştirdiği değerli aydınlardan birisidir. Emin Şekercinin şair yönüyle ilgili dokumanlar ve görsellerin temini ve bizzat Dr. Şekerciyle yaşadığı hatıraların aktarılması olmak üzere çalışmamıza yaptığı katkıdan dolayı teşekkür ederim.  

 

Emİn Şekercİ'yİ ebedİ İSTİRAHATGAHINDA zİYAREt

   Sessiz Gemi

Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,

Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.
Yahya Kemal Beyatlı
Kadim dostum Dr. Jadion bin Romli ile Dr. Emin Şekerci’nin Ruhuna Yasin Hediyesi.
Kendisinin ve Eşinin Mezar Kitabeleri (Osmanlıca)

Malezya Johor Sultan’ının Aile Hekimi, üniversite yıllarından ev arkadaşım Dr. Jaidon bin Romli ve Erdemli eşrafından vefadar dost Soner Deveci  ile hayatımda en çok tesir bırakan iki mühim şahsiyetin yan yana istirahate çekildikleri  aramgâhlarında ziyaret. (2018 Mart)

 

 

Ya Rabbi! Yerin üstündeki bu iki vefadar dost ile yerin altında bulunan iki muallim dostla mülaki olacağımız hengamda  Bizleri de “…Alâ sururin mütekabilin…. (Hicr-47) vaadine mazhar olarak onlarla ve onların  Muallimleriyle  refik-i ebedi eyle..!

 

Dr. Jaidon bin Romli ile Aksaray’lı Şaban Hoca’ya Yasin Hediyesi

ALINTILAR

Kaynakça

1. Yakup Alnıak, (Facebook sayfasında yayımladığı makale). 

2. Hümeyra Nazlı Tan (Bakara Suresi Tilaveti, Youtube Linki)

3. Metin Kızılok (Dr. Şekerci ile ilgili görsel ve işitsel materyallerin temini.

4. Ahmet Yanar (Dr. Şekerci’nin Şiirlerinin Temini)

 

Dr. Emin Şekerci

Dr. Emin Şekerci hakkında daha fazla bilgi almak istiyorum!

Kayıt Olunuz!

Dr. Emin Şekerci hakkında yayımlanacak dokumanlardan bilgi sahibi olmak istiyorum.
Buraya Tıklayın