Deprecated: Elementor\Scheme_Typography is deprecated since version 2.8.0! Use Elementor\Core\Schemes\Typography instead. in /home/goldensc/public_html/ramazanaltinok.com/wp-includes/functions.php on line 5273
[google-translator]

Şaban Hoca Hakkında

 

Aksaraylı Şaban Hoca (1932-2008)

Aksaraylı Şaban Hoca (Şaban Altınok) Aksaray’ın Hanobası köyünde 1932 yılında dünyaya gelmiştir.
İlk dini eğitimini o zamanın medreselerinde tamamladıktan sonra  Aydın, Nazilli ve Isparta’nın değişik ilçelerinde görev yaptıktan sonra, Mersin’in Silifke ilçesine gelmiş ve burada 1964 yılında evlenmiştir. Bundan sonraki görev yeri olan Erdemli’nin değişik köylerinde İmamlık görevinde bulunduktan 1965 yılından vefat edinceye kadar Kargıcak mahallesinde ikamet etmiştir. 1985 yılında emekli olduktan sonrada Kargıcak camiinde fahri olarak görev yapmaya devam etmiştir.

(1926-2004)

Sivas’ın Divriği İlçesi’nde 1926 yılında doğdu. İlkokul ve ortaokulu, memleketi Divriği’de okudu. Bu arada babasından hafızlık dersleri, ilçe müftüsünden Arapça ve fıkıh dersleri aldı. Üç sene üst üste iftihar listesinde yer aldığı için leyl-i meccani, yani parasız yatılı olarak Sivas ve Erzurum Liseleri’nde tahsiline devam etti. 1945 yılında okul birinciliğinden dolayı, imtihana girmeden İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaydını yaptırdı. 1952 yılında tıp fakültesinden mezun oldu ve hekim olarak meslek hayatına başladı. Tıp tahsili esnasında, Beyazıt Camii baş imamı ve aynı zamanda bütün dünyanın kıraat üstadı olarak kabul ettiği Hendekli Hafız Abdurrahman Gürses Hoca Efendi’den hıfzını tamamladı ve kurra hafızlık eğitimi aldı. Sırasıyla; Sinop, İzmir ve Erdemli’de hükümet tabipliği görevlerinde bulundu. Erdemli’de yarım asırdan fazla doktorluk yapan Emin Şekerci, Yeşil Cami’de verdiği vaazlarda dile getirdiği Kur’anî gerçeklerden dolayı, uzun zamanlar boyunca mahkemeler, hücre hapisleri, tutuklamalar, gözaltılar, normal hapisler ve sürgün cezaları yaşadı. Erdemli’nin ilçe olmasıyla birlikte yapılan birçok sosyal ve kültürel faaliyetin içerisinde yer aldı. 1957 yılında bir grup arkadaşıyla birlikte “Erdemli Amatör Spor Gençlik Kulübü”nü kurdu. Yörenin tabiat ve tarımına uygun düşeceği için kurulacak takımların forma renklerinin “sarı ve yeşil” olmasını kabul ettirdi. Sarı renk limonu, yeşil ise muz yaprağını temsil etmektedir.

Emin Şekerci’nin iyi bir şair olduğunu da görmekteyiz. Şiirlerinde genellikle; Allah’a ulaşma arzusu, dostluk, hakikate yönelme, dinî ve millî duygular, Allah ve Peygamber aşkı gibi konular işlenmiştir.

Dr. Emin Şekerci, beş çocuk babasıdır. Hanımını 1996 yılında kaybetti. Kendisi de Ekim 2004 tarihinde rahmetli oldu ve Alata Mezarlığı’na defnedildi. Allah rahmet eylesin!

 

 

 

Kuran Aşığı Bir Dava Adamının Ardından...

Bugün günlerden Doktor Emin Şekerci hocanın vefatının 8. seneyi devriyesi. Baştan söylemek gerekirse onu tanımayanlar için bu yazı belki ilgi çekmeyebilir. Lakin bir kez olsun onun sohbetine katılan muayenehanesine uğrayan veya onun hakkında bir şeyler duyanlar için elbette ki Emin Şekerci ismi nerede geçerse geçsin tarif etmekte zorlanacağınız. Duygular gönül dünyanızı sarıverir. O hayatının merkezinde İslam olan sıra dışı bir tabip… Hastası ihtiyaç sahibi ise para almak bir tarafa hastasının ilacını karşılayıp cebine para koyan bir doktor… Çocukların Şeker Dedesi… Soy ismiyle müsemma… Tabir yerinde ise bir Osmanlı Beyefendisi. Rahatsızlandığınızda veya kendinizi kötü hissettiğinizde sizi Kuranla tedavi eden kalp doktoru… Darda kaldığımızda sığınacağımız bir liman…

Oturması-kalkması, insanlarla ilişkisi, hitabeti ve bunların fevkinde tepeden inmeci darbeciler karşısında yüksek sesle hakkı haykıran celadetli asil bir dava eri…

Hitabet dedim de… Yığınla konuşanların içinde dinlediklerimizin kulaklarımıza girmediği şimdilerde onu ne kadar da özledim. Vahiyle konuşan, Kuranla tedavi eden ve Kuranla istikamet gösteren gönül adamı. Onun dili kullanmadaki maharetini nasıl anlatabilirim ki? Konuştuklarını uzun yıllar geçse dahi aklınızda tutacak kadar sadeleştirip formülüze eden zeki bir söz ustası. Bu noktada bir hatıramı paylaşmak istiyorum: Erdemliden Alanya’ya tayinim çıktığı gün hayli üzülmüş bir halde iken onun dostlarından Veteriner Hekim Mehmet Yıldırımla birlikte Doktor Amcaya helallik dilemek için veda ziyaretine gitmiştim. Hiçbir şey söylemeden halimi anlamış olmalı ki bana “Dünyada hiçbir şey üzülmeye değmez. Üzüleceksen şu 3 şeye üzül: 

1-Ubudiyet: Kulluk görevlerimizi tam manasıyla yerine getiremiyorsak buna üzül.

2-Hüsn-ü Hatime: Bir yerden veya dünyadan ayrılırken güzel bir ayrılma ile ayrılamıyorsan bunun endişesi varsa buna ağla…

3-Necat: Ölümden sonra nasıl bir hayat bizi bekliyor? Acaba kurtulanlardan alabilecek miyiz?;Bunları düşün bunlara üzül bunlara ağla…

” Yaşarken Ubudiyet, veda ederken Hüsn-ü Hatime ve ölümden sonra Necat… Bir cümlede hayatı, ölümü ve ölümden sonrasını formül olarak zihnime kazıdı. Onun zekiliğini anlamak için Tıp fakültesinde öğrenci iken Reis-ul Kurra Abdurrahman Gürses Hocadan hafızlığını ikmal etmesini sanırım hatırlatmam yeterli olacaktır.  

Doktor olmasına rağmen Yeşil Camii de sabah namazları sonrasında ve Cuma vaazlarında insanlara İslamı anlatmış ve halktan teveccüh görmüş. Bu durum devrin zorbalarını öfkelendirmiş ve sesini kesmek için onu zorunlu sürgünlere göndermişler. O bunları hicret kabul etmiş ve vuslat gününe kadar hakikati anlatmaktan geri durmamıştı. Yaşadığı Erdemli ilçesinin yarısını satın alabilecek, biriktirecek ve toplayacak bir imkâna sahipken sürekli dağıtan “Bana dünyadan bahsetmeyin” diyecek kadar Ebuzer yolunun adamı… Ümmetin pençesinde kıvrandığı modern seküler hayatın asla semtine dahi uğramamış ve ölüme hazırlıklı bir ömür yaşamış Emin Şekerci Hocanın ağzından çok defa aşağıdaki beyitleri dinlemişimdir:   

Sanma ey hâce ki senden zer ü sim isterler 
Yevme la yenfau da kalb-i selim isterler.
                                                 (Bağdatlı Ruhi)

"Ey tâcir! Mâl ve evlâdın bile fayda vermeyeceği hesap gününde,sanma ki senden altın ve gümüş isterler. 
Senden ancak kalb-i selîm isterler."

Kendi adıma onun umut, moral, sorumluluk, heyecan veren duruşuna tanık olmanın sorumluluğunu yaşıyorum.

Hayrın, hasenatın ve mücadelenin bayrağını yükseklerde taşıyan bu dava adamını kaleme alma sebebim asla ve asla onu abartılı bir şekilde övmek değildir. Bunun ona ve bana zaten bir faydası dokunmayacaktır. İyilerin birer birer terk ettiği dünyamızda böylesi insanlarında var olduğunu aramızda yaşadıklarını ifade etmek ve peygamberimizin “Ölülerinizi hayırla yâd ediniz” tavsiyesine uymak istedim.

Kelimenin tam manasıyla Kuranla yaşayan, hayırların peşinde koşan, insanların dertlerine çare aramayı zevk haline getiren bu dava adamının; çocuklara, gençlere hassaten Tıp öğrencilerine anlatılmasının hayırlı olacağını düşünüyorum. Neden Tıp öğrencileri derseniz erdemden uzak, kapitalist bir mantığa sahip doktorun hastayı ne olarak gördüğünü sormak  isterim.

Emin Hocanın dostlarından Mustafa Yeşilyurt Abi bir defasında 
kendisine "Sizin gibi bir doktor büyük şehirler varken neden
küçük bir ilçe olan Erdemlide’siniz?" diye sorduğunda
"Biz şöhretten kaçtık" demişti. Yine kendisine "Hayatınızı bir
kasete alsak" denildiğinde "Bizim hayatımız Kurana hizmet
etmişsek odur" olmuştu.

“İki günü müsavi olan aldanmıştır” Hadisini dilinden düşürmezdi. İlerlemiş yaşına ve hasta olmasına rağmen onun için hizmetten geri kalmak yoktu. Heybetli bir gencin idealizmi içinde yaşayan ve yaptıklarını asla gösterişe kaçmadan samimice yapan ve hayırda açtığı çığrı ölümünden sonra da devam ettiren bu aksiyoner adamın muhiplerinden Avukat Erkan Levent Abiden dinlediklerimi bu noktada aktarmak yerinde olacaktır.

“Ciddi sıkıntılar içerisinde idim. Çocukların yiyeceği dahi yoktu. Bir gün kapıda, üzerinde Erkan Levent Beye yazılı bir zarf gördüm. İçine baktığımda ozamanın en değerli parası vardı. Hayret etmiştim… Bu eve taşınalı henüz bir hafta olmuş ve kimse bilmiyordu. Ertesi gün yine. Günlerce bu böyle devam etti. Bir gece saat 4’te kapının ardından dışarıya bakarken bisikletli ve sakallı bir adamın kapıya yaklaştığını gördüm. Zarfı bıraktığında kim olduğunu ve niçin bunu yaptığını sorduğumda önce söylemek istemedi. Israr edince bunu gönderenin Doktor Emin Hoca olduğunu, kazancından yoğurt parası aldıktan sonrasını ihtiyaç sahiplerine dağıttığını söyledi.”

Tanımadığım halde bana bu yardımda bulunan bu hayır sahibinin yazıhanesine gittim kendisiyle tanıştım ve teşekkür ettim. İşlerim düzeldiğinde bana verdiklerini kendisine iade etmek istediğimde kabul etmedi. Vefatına yakın bir tarihte dağıttığını söyledi. Tanımadığım halde bana bu yardımda bulunan bu hayır sahibinin yazıhanesine gittim kendisiyle tanıştım ve teşekkür ettim. İşlerim düzeldiğinde bana verdiklerini kendisine iade etmek istediğimde kabul etmedi. (Mükerrer olmuş!) Vefatına yakın bir tarihte beni aramıştı… Ben artık bazı hizmetleri yerine getiremiyorum sen yardımcı olabilir misin dediğinde sevinç içinde kabul etmiştim ve gücümün yettiği kadar devam ettiriyorum..”

Hülasa (RA) Emin Şekerci Hoca hoş bir seda bırakarak aramızdan ayrıldı fakat sessiz ve derinden başlattığı hayırların önü kesilmedi aksine katlayarak devam ediyor… Hayır defterini açık tutacak amelleri ifa ederek bize güzel örnek olan çocukların Şeker Dedesine, hitabetin ustasına, Kuran fedaisi Hafız Emin Şekerci Hocaya Rabbim rahmet eyleye…

Kaynak: Yakup ALNIAK, Facebook, 2020-05.09 

Emin Şekerci Hayatı'ndan Kareler

 

          Emin Şekerci, Bakara Suresi Ayet 155-157 Tilaveti (Mp3 )

Tilaveti Youtube üzerinden izleyebilirsiniz. İndirmek için gooogle veya üye bilgilieri ile giriş yapınız…                                                          
                                                                                                                                                                                                                

Emin Şekerci Şiirleri

Emin Şekerci’nin iyi bir şair olduğunu da görmekteyiz. Şiirlerinde genellikle Allah’a ulaşma arzusu, dostluk, hakikate yönelme, dinî millî duygular, Allah ve Peygamber aşkı, konu olarak işlenmiştir. Bu şiirleri “Erdemli Şairler Antolojisi’nde” yayımlanmıştır. Aşağıda bunlardan birkaç örnek sunuyoruz.

Erdemli İlçesinden Bir Görünüm

Erdemlili’lerin bir vefa nişanesi: Ulu camii’nin konferans salonuna ismi verilmiştir.

Emin Şekerci'nin Şiirlerinden Seçmeler

 Aşağıda sunduğumuz “Sen Öyle Bir Padişahsın” dışındaki şiirleri, Ahmet Yanar tarafından hazırlanan “Erdemli Şairleri Antolojisinde yer almaktadır. Adı geçen şiiri ise, Prof. Dr. Mustafa Şenol, Tayyar Yeşilyurt’tan temin ederek bize ulaştırmıştır. Şiiri Şekerci hocamızın  sesinden ilgili bölümden dinleyebilir ve kendi el yazısıyla yazdığı orijinal versiyonu görebilirsiniz. 

Emin Şekerci Hakkında Yorumlar

Emin Şekerci Hakkında Hatıralar (Yazılı)

Emin Şekerci Hakkında Hatıralar (Şifahi)

    Mehmet Yıldırım
 
Mehmet Yıldırım Hatıra (1) 
Mehmet Yıldırım Hatıra (2)
Mehmet Yıldırım Hatıra (3)Mehmet Yıldırım Hatıra (4)Mehmet Yıldırım Hatıra (5)Mehmet Yıldırım Hatıra (6)             
 

(Özet): Gençlerle ve öğrencilerle özel ilgisi (gençler gözbebeğimizdir (pupilla) sözü ve Ahmet Kara’nın Hoca’nın dava adamı yönü konusundaki değerlendirmesi.

Emin Şekerci ve Aynı Aramgâh'ta Medfun Muhiplerinin Ruhuna EL-FATİHA!

Sessiz Gemi

Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,

Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.
Yahya Kemal Beyatlı

Malezya Johor Sultan’ının Aile Hekimi kadim dostum Dr. Jaidon bin Romli ve Erdemli eşrafından vefadar dost Soner Deveci  ile hayatımda en çok tesir bırakan iki mühim şahsiyetin ortak aramgahları olan Alata Kabristanı’nı ziyaret.

Dr. Jaidon bin Romli ile İlk Aksaray’lı Şaban Hoca’ya Yasin hediyesi

 

Dr. Jadion bin Romli ile Dr. Emin Şekercinin Ruhuna Yasin Hediyesi.
Kendisinin ve Eşinin Mezar Kitabeleri (Osmanlıca)

ALINTILAR

1. Yakup Alnıak, (Facebook sayfasında yayımladığı makale). 

2. Hümeyra Nazlı Tan (Bakara Suresi Tilaveti, Youtube Tilaveti)

3. Metin Kızılok (Dr. Şekerci ile ilgili görsel ve işitsel materyallerin temini.

4. Ahmet Yanar (Dr. Şekerci’nin Şiirlerinin Temini)

 

Katkı Yapanlar

Mehmet YILDIRIM

Veteriner Hekim

Mehmet Yıldırım, Erdemli Tarım ve hayvancılık bürokrasisinde yıllardır hizmet vermesi yanında, Emin Şekerci hocamızın uzun yıllar komşuluğunu yapmış, kendisini yakından takip etmiş bir talebesidir.  Sesli mülakatlarıylı katkı yapan Mehmet Yıldırıma teşekkür ederim.   

Mustafa ŞENOL

Prof.Dr, Cildiye Uzmanı

Aslen Nevşehir’li olan Prof. Dr. Mustafa Şenol  Erdemli’yi ikinci memleketi olarak benimsemiştir. Nasıl Erdemli’li olduğu ile ilgili ilginç hikaye blog sayfasında yer almaktadır. Çalışmanın görsellerinin temininde katkılarından dolayı kendisine teşekkür ederim.   

 

Ahmet KARA

Lise Öğretmeni

Araştırmacı ve NLP uzmanı Ahmet Kara, Erdemli’nin yetiştirdiği değerli aydınlardan birisidir. Emin Şekercinin şair yönüyle ilgili dokumanlar ve görsellerin temini ve bizzat Dr. Şekerciyle yaşadığı hatıraların aktarılması olmak üzere çalışmamıza yaptığı katkıdan dolayı teşekkür ederim.